BİR DİLENCİNİN AĞZINDAN - BAYRAM İÇİN ÖZEL
Sanırım
aşağıdaki mısralar bir dilencinin ağzından çıkabilecek en
şiirsel sözler olsa gerek. Elbette Goethe Faust ta bu güzel
mısraları bir dilencinin ağzından bizlere yazmış. Bakınız ne
diyor;
İyi
kalpli baylar ve güzel bayanlar
Size
dilerim kutlu bayramlar
Lütfen
yüzüme iyi bakın
Ve
beni dardan kurtarın
Boşa
gitmesin bu şarkılar
Sadaka
veren olsun bahtiyar
Bayram
yaparken herkes
Sevinsin
birazda şu kimsesiz
Ne
olur sevincinden bayramın
Bana
da bir pay ayırın
Goethe
Heralde
çoğumuz dilenciye para vermişiz yada çalışsın kardeşim demiş
yahut acaba gerçek dilenci mi diye düşünmüşüzdür. Ancak
aşağıdaki mısralar bir dilencinin ağzından bize aktarılmış
gibi görünsede asıl mesele toplumda yardıma muhtaç kimselere
nasıl yardım edeceğimiz ve paylaşacağımız fikrinin
vurgulanmasıdır. 1700 lü yıların büyük Alman şairi ve oyun
yazarı olan Goethe sanırım teknolojiden uzak o günlerde bu
günlerde bir çok kimsenin görmediği şeyleri görmüştür. Zaten
büyük sanatçı olmanın bir kriteri de bu olsa gerek. Bir şeyleri
farklı görebilmek. Tabi onların okuduklarını ve düşündüklerini
bilmeninde ötesinde, bir bilgelik olmalı ruhlarının
derinliklerinde. Onların sanki içlerinde gönüllerinde fazladan
gözler yahut kulaklar var. Farklı duyar ve duyarlılıklar
gösterirler. Eğer bir şair bir eserini 60 yılda yazıyor ise bu
eser defalarca okunmaya değer bir eser olsa gerek. Sanırım batı
edebiyatında farklı bir tarzı ve gönül gözü olan nadir
şairlerden biri Goethe. Bu güne gelirsek yani 2007 ye. Bizler
topumsal yardımlaşma kavramında nasıl bakıyoruz? Örneğin lüks
arabamızda sahilden usul usul giderken arabamız ışıkta
durduğunda yandaki çöp kutusundan ekmek bulmaya çalışan bir
dilenci ne kadar ilgimizi çekiyor. Yada Dünya nın x yerinde haksız
yere ölen veya öldürülen insanları haber bültenlerinde
gördüğümüzde nasıl devekuşları gibi kafamızı toprağa
gömerek hiç bir şey yokmuş gibi sohbetimize devam ediyoruz.
Elbette herkes zengin olsun. Ama bu Dünya daki herşey bazı
kimselerin emrine verilmiş değildir. Evet bazıları ise buna güçlü
olan kazanır diyor. Bu sanırım hayvanlar alminde böyle. İnsanlar
ise durup düşünüp analiz yapabiliyor. Ve hayır diyor. Güçlü
olan değil iyi olan hakeden kazansın ve yaşasın. Eğer güçlü
olan kazanacaksa bu oyunda ben yokum topumu alıp giderim demek de
doğru değil. Şöyle bir etrafımıza bakalım. Gururla ekmek ve
yaşam mücadelesi veren ama ihtiyaçlarını karşılamayan
insanlara hep beraber yardım edelim. O zaman belkide sokaklarda
Goethe nin dizelerideki gibi bizimle dalga geçen bohem dilencilerle
karşılaşırız. Onlarla şiir konuşur sohbet ederiz. İyiki
varmışsın Goethe gönlüne ve kalemine rahmet
BİR DİLENCİNİN AĞZINDAN - BAYRAM İÇİN ÖZEL
Sanırım
aşağıdaki mısralar bir dilencinin ağzından çıkabilecek en
şiirsel sözler olsa gerek. Elbette Goethe Faust ta bu güzel
mısraları bir dilencinin ağzından bizlere yazmış. Bakınız ne
diyor;
İyi
kalpli baylar ve güzel bayanlar
Size
dilerim kutlu bayramlar
Lütfen
yüzüme iyi bakın
Ve
beni dardan kurtarın
Boşa
gitmesin bu şarkılar
Sadaka
veren olsun bahtiyar
Bayram
yaparken herkes
Sevinsin
birazda şu kimsesiz
Ne
olur sevincinden bayramın
Bana
da bir pay ayırın
Goethe
Heralde
çoğumuz dilenciye para vermişiz yada çalışsın kardeşim demiş
yahut acaba gerçek dilenci mi diye düşünmüşüzdür. Ancak
aşağıdaki mısralar bir dilencinin ağzından bize aktarılmış
gibi görünsede asıl mesele toplumda yardıma muhtaç kimselere
nasıl yardım edeceğimiz ve paylaşacağımız fikrinin
vurgulanmasıdır. 1700 lü yıların büyük Alman şairi ve oyun
yazarı olan Goethe sanırım teknolojiden uzak o günlerde bu
günlerde bir çok kimsenin görmediği şeyleri görmüştür. Zaten
büyük sanatçı olmanın bir kriteri de bu olsa gerek. Bir şeyleri
farklı görebilmek. Tabi onların okuduklarını ve düşündüklerini
bilmeninde ötesinde, bir bilgelik olmalı ruhlarının
derinliklerinde. Onların sanki içlerinde gönüllerinde fazladan
gözler yahut kulaklar var. Farklı duyar ve duyarlılıklar
gösterirler. Eğer bir şair bir eserini 60 yılda yazıyor ise bu
eser defalarca okunmaya değer bir eser olsa gerek. Sanırım batı
edebiyatında farklı bir tarzı ve gönül gözü olan nadir
şairlerden biri Goethe. Bu güne gelirsek yani 2007 ye. Bizler
topumsal yardımlaşma kavramında nasıl bakıyoruz? Örneğin lüks
arabamızda sahilden usul usul giderken arabamız ışıkta
durduğunda yandaki çöp kutusundan ekmek bulmaya çalışan bir
dilenci ne kadar ilgimizi çekiyor. Yada Dünya nın x yerinde haksız
yere ölen veya öldürülen insanları haber bültenlerinde
gördüğümüzde nasıl devekuşları gibi kafamızı toprağa
gömerek hiç bir şey yokmuş gibi sohbetimize devam ediyoruz.
Elbette herkes zengin olsun. Ama bu Dünya daki herşey bazı
kimselerin emrine verilmiş değildir. Evet bazıları ise buna güçlü
olan kazanır diyor. Bu sanırım hayvanlar alminde böyle. İnsanlar
ise durup düşünüp analiz yapabiliyor. Ve hayır diyor. Güçlü
olan değil iyi olan hakeden kazansın ve yaşasın. Eğer güçlü
olan kazanacaksa bu oyunda ben yokum topumu alıp giderim demek de
doğru değil. Şöyle bir etrafımıza bakalım. Gururla ekmek ve
yaşam mücadelesi veren ama ihtiyaçlarını karşılamayan
insanlara hep beraber yardım edelim. O zaman belkide sokaklarda
Goethe nin dizelerideki gibi bizimle dalga geçen bohem dilencilerle
karşılaşırız. Onlarla şiir konuşur sohbet ederiz. İyiki
varmışsın Goethe gönlüne ve kalemine rahmet